ressam listesi
Abdullah Akkaya Abdurrahman Kaplan Adem Tabur Adil Ocak
Adnan Çoker Adnan Sofuoğlu Ahmet Arısan Ahmet Çelikbaş
Ahmet Fazıl Aksoy Ahmet Öcal Ahmet Yeşil Aida Pekin
Akın Yıldırım Alev Ermiş Mavitan Alev Gözonar Alev Gündüz
Alev Oskay Alev Tunca Almıla Kursar Kuş Altunay Geciroğlu
Arşo Kasparyan Arzu Karayel Arzu Odabaşoğlu Aslı Akay
Asuman Atakuman Asuman Dağılan Asuman Elgöç Attila Bayraktar
Avni Arbaş Ayda Aktay Aydemir Atalay Aydın Ayan
Ayfer Kalsın Ayfer Yıldız Ayhan Türker Aynur Ocak
Aynur Okay Aynur Pehlivanlı Ayşe Baran Berberoğlu Ayşecan Kurtay
Ayşegül Kora Ayşegül Selin Özener Ayşen Erte Aysun Aksoy
Ayten Timuroğlu Ayten Yetiş Doğu Bahri Genç Başak Demirci
Başak Tiryaki Nakip Belgin Atalay Belgin Purde Beygü Gökçin
Bihrat Mavitan Billur Akgün Billur Cankut Varlı Bingül Nart
Birsen Malkoç Bülbül San Bülent Demirağ Bülent Turan
Bülent Yavuz Yılmaz Burcu Rona Burhan Doğançay Burhan Özer
Burhan Yıldırım Can Göknil Cem Sağbil Cemil Onay
Cemile Kaçmaz Ceylan İnsel Chermine Vidori Çiğdem Öztürk
Çiğdem Yapanar Çiler Belen Dagmar Göğdün Demet Karayazıcı
Demet Yersel Deniz Aygün Deniz Deniz Deniz Toraman
Desen Halıçınarlı Devrim Erbil Dida Dilek Birdinç Kutzli
Dilek Mumcuoğlu Bölükbaşı Dilek Özmen Elçi Erdiren Elif Jalili
Emel Aydın Emel Balçık Emel Erkmenol Emel Tunçbilek
Emel Yalın Emin Güler Emine Ermiş Emre Baykal
Emrecan Sandal Engin Oydam Ergin İnan Ergün Başar
Erol Deran Ertuğrul Ateş Eser Güray Esin Göçer
Esin Kuseyri Esin Okur Esra Carus Esra Kizir Gökçen
Esra Sirman Ester Nuça Benmayor Evcan Mısırlıoğlu Ezgi Er
Ezgi Erol Faruk Yazıcılar Fatih Kızılcan Fatma Kara
Fazilet Kendirci Fera Ferda Yüksel Ferhan Özdurmuş
Feridun Oral Fevzi Karakoç Feyza Güral Fiko
Fikret Öztürk Fikri Cantürk Filinta Önal Filiz Karsan
Filiz Tılhaslı Florans Ahmet Füge Demirok Fügen Baş
Funda Gülay Günaydın Funda Karadağ İyce Funda Tarakçıoğlu Füsun Ürkün
Gafur Uzuner Galip Nahit Noyan Galip Özgören Gamze Bilgişin
Gaye Hisarlı Gencay Kasapcı Gönül Güneş Gözde Bükülmez
Gül Erali Gülay Alpay Gülay Yüksel Gülcan Karadağ
Gülçin Anıl Gülhan Gülsen Erdoğan Gülsen Giz
Gülseren Dalbudak Gülseren Kayalı Gülseren Sönmez Gültekin Serbest
Gülten Akyan Gülten İmamoğlu Güngör Arıbal Güven Zeyrek
Güvenç Güven Güzhan Müstecaplıoğlu Habip Aydoğdu Hale Ürkmezgil
Halil Akdeniz Haluk Özden Hatice Kumbaracı Gürsöz Hatice Özşahin
Havva Emrealp Hayrettin Sönmez Hikmet Çetinkaya Hikmet Karabucak
Hikmet Karabulut Hülya Çalık Hülya Öztürk Hüseyin Taygan
Hüseyin Zeray İbrahim Çiftçioğlu İclal Erentürk İlhan Özkeçeci
İlker Yardımcı İlknur Süar İlknur Kocabıyık İnci Okay
Işık Çuhacıoğlu İsmail Ateş İsmail Başer İsmet Birsel
İzzettin Baki Jale Dündaralp Jale Saraçoğlu Kadriye Yürük Güdenler
Kainat Barkan Pajonk Kamer Batıoğlu Kâmil Masaracı Kaya Tanyeri
Kezban Arca Batıbeki Kıymet Gençkan Komet Ledün Nasır
Lerzan Öke Lian Lutfija Lika Ören Romy Lizet Eliza Zara
Lydia M. Cömert Mahmut Karatoprak Malik Bulut Mayda Matin Tolgay
Mazhar Toğrul Mediha Gerez Çakmak Mehmet Ali Çiftçioğlu Mehmet Ali Diyarbakırlıoğlu
Mehmet Kapçak Mehmet Kutlu Mehmet Taşanyürek Mehveş Demiren
Melih Özuysal Meral Ağar Meral Kalsın Meral Sümer
Merih Akçam Metin Güçlü Mina Sanver Mine Arasan
Mine Talu Minu (Tijen Çetiner) Mira Mithat Şen
Mübeccel Siber Müfide Aksoy Müjgan Özkaya Yılmaz Münire Yurdayüksel
Murat Erkan Musa Aktaş Mustafa Altıntaş Mustafa Ayaz
Mustafa Özbakır Mustafa Özel N. Özcan Atamert Nadia Arditti
Nadide Akdeniz Nadide Gürcüoğlu Nafi Çil Nazan Akpınar
Nazan Kuşçu Nazım Mehmet Nazlı Pınar Üçöz Nebahat Timur Tokgöz
Necla Tanık Necmiye Gönenli Nedret Öztürk Neş`e Erdok
Neşet Günal Nesime Kantar Neslihan Zabcı Nesrin Çalıka
Nesrin Döndüoğlu Neveser Aksoy Nevin Tunç Nevin Zahal Tollu
Nihal Güres Nihat Kahraman Nilay Ayaydın Nilgün Tercan
Nilo Nilüfer Moayeri Nur Ataibiş Nur Esen
Nur Gökbulut Nur Göksu Nuran Altıata Kuzulugil Nuran Gülen Dağlı
Nurcan Nur Nurdan Şen Nuri İyem Nursel Balpınar
Nüzhet Kutluğ Öder Ünsal Olgu Sümengen Ömer Uluç
Onay Akbaş Önder Taşyürek Orçun İlter Orhan Akkaplan
Orhan Taylan Orhan Umut Osman Karaman Osman Kehri
Osman Yılmazer Oya İnan Özdemir Altan Özden Narin
Özge Sinanoğlu Özgür Korkmazgil Özlem Kalkan Erenus Özlem Paker
Pembenur Güvenç Atasayar Pınar Selimoğlu Rasim Konyar Renan Ertosun
Reyhan Uludağ Reyyan Somuncuoğlu Rezan Özger Rezzan Ganiz
Rosy Maçoro Ruhsar Özer Ruhsar Uçar Saadet Gözde
Saadet Söyleyici Yasa Sabahat Çıkıntaş Şadan Bezeyiş Sadun Ersin
Safiye Mine Sait Adalı Sakine Özkan Sali
Sami Eryiğit Sara Baruh Sara Tezman Savaş Çevik
Şebnem Moroğlu Şebnem Tunçer Çamdalı Selçuk Tarhan Selçuk Togul
Selda Salman Acar Şeli Benhabib Selma Akgün Selma Ergün
Sema Aktaş Sema Bicik Sema Çulam Sema Maşkılı
Sema Tahincioğlu Sema Tekin Semiha Atabey Semra Doğan
Semra Duran Semra Özümerzifon Semra Selek Semra Taşdemir
Semral Sağlam Senan Ehedoğlu Eynullayev Şenay Lüle Şenay Makinist
Şengül Gülcan Şenol Yorozlu Serap Başol Serap Murathanoğlu Eyrenci
Serap Özköse Serap Selçuk Atabaş Seray Vural Serdar Şeremet
Şermin Güner Serpil Türeli Söylemez Setenay Özbek Sevestet
Sevgi Algül Sevgi Çağal Sevgi Kandemir Sevgi Soylu Koyuncu
Sevil Tunca Sevinç Demirelli Sezer Acarlar Sibel Kasapoğlu
Sibel Kocabaşı Sibel Kurt Sibel Nur Ener Sibel Özkaygısız
Sibel Tetik Sina Mirel Sinan Taplı Sitare Dulagil
Sıtkı Olçar Şükran Karabayraktar Şule Dinçel Şule Özbahar
Süleyman Çete Süleyman Karakul Süleyman Saim Tekcan Svetlana İnaç
Tamer Bilgiç Tayfun Özçelik Timuçin Tanarslan Tina Fischer
Tuba İnal Tülay Araz Tülay Ekler Tülay Öktem
Tülin Çamlıca Tülin Kiper Turhan Selçuk Türkan Elçi
Türkan Karali Türkan Kıran Uğur Mine Tamay Uğur Yayla
Uğural Gafuroğlu Ülker Sarman Umeko Okano Ümmü Gülsüm Tuncel Yetik
Utku Varlık Vedat Hazneci Vedat Örs Veysel Günay
Vivi Yakut Ayverdi Yalçın Gökçebağ Yaprak Berkkan
Yasemin Aslan Bakiri Yasemin Demirkol Yasemin Lümalı Yasemin Teker Kemaloğlu
Yavuz Deniz Yavuz Tanyeli Yiğit Yazıcı Yıldız Çitçi
Yücel Tekbaş Yücel Toprak Yusuf Özsarfati Yusuf Taktak
Zana Morina Zeki Serbest Zeynep Güldoğdu Ziynet Özdoğan
Zuhal Neccar Zuhal Sarıkahya Zühre Mostafavi
Salvador Dali

Tam ismi Salvador Domingo Felipe Jacinto Dalí y Domènech
Doğumu 11 Mayıs 1904
Figueres, Katalonya, İspanya
Ölümü 23 Ocak 1989
Figueres, Katalonya, İspanya
Milliyeti İspanyol
Alanı Resim, Fotoğraf, Heykel, Film
Eğitimi San Fernando Güzel Sanatlar Okulu, Madrid
Akımı Kübizm
Dadaizm
Sürrealizm
Meşhur eserleri Belleğin Azmi
Haşlanmış Fasulyeli Yumuşak Yapı (İç Savaş Öngörüsü)
Filler ve Kuğular
Aziz Antonius’un Baştan Çıkarılışı
Salvador Domingo Felipe Jacinto Dalí y Domènech, kısaca Salvador Dalí (11 Mayıs 1904 – 23 Ocak 1989), İspanyol sürrealist ressam. Gerçeküstü eserlerindeki tuhaf ve çarpıcı imgelerle ünlenmiştir. En iyi bilinen eseri olan Belleğin Azmi,ni 1931′de bitirmiştir.
Dalí, ressamlığın yanı sıra heykelcilik, fotoğrafçılık ve filmcilikle de ilgilenmiş, Amerikalı animasyoncu Walt Disney ile beraber yaptığı Destino adlı kısa çizgi film, 2003′te “en iyi kısa animasyon filmi” dalında Oskar adayı olmuştur.
Katalonya doğumlu olan Dalí, 711 yılında İspanya’yı fethetmiş olan Mağribiler’in soyundan geldiğini iddia etmiş, “süslü ve cafcaflı olan herşeye, lüks hayata ve doğu kıyafetlerine olan düşkünlüğünü” de “Arap kökeni”ne bağlamıştır.[1]
Dalí hayatı boyunca, sanatıyla olduğu kadar kadar eksantrik giyimi, davranışları ve sözleriyle de dikkat çekmiş, bu durum kimi zaman, onun sanatını takdir edenleri de etmeyenler kadar usandırmıştır.[2] Bu davranışların getirdiği kötü şöhret, Dalí’nin geniş kesimlerce tanınmasını sağlamış ve eserlerine duyulan ilgiyi artırmıştır.
Hayatı :
İlk yıllar�
Kendi portresi, 1921Dalí 11 Mayıs 1904′te, İspanya’nın Katalonya bölgesinde bulunan Figueres kentinde, Salvador Dalí i Cusí ve Felipa Domenech Ferres çiftinin ikinci çocuğu olarak dünyaya geldi. Çiftin 1901 doğumlu ilk çocuğu, Dalí’nin doğumundan tam dokuz ay on gün önce (1 Ağustos 1903′te) sindirim yolu iltihabından ölmüş, onun ismi olan Salvador da ikinci çocuğa geçmişti. İlk çocuklarının küçük yaşta ölmesini bir türlü kabullenemeyen Dalí çifti, küçük Dalí’nin yanında sık sık ölmüş ağabeyinden bahsediyor, ilk Salvador’un bir resmini yatak odalarının duvarında tutuyor, ve Dalí’yle beraber düzenli olarak ilk Salvador’un mezarını ziyaret ediyorlardı.[3] Bu durum, Dalí’nin küçük yaşta kendi kimliği konusunda karışıklık yaşamasına sebep oldu. Sonradan, hiç tanımadığı ağabeyi hakkında “iki su damlası gibi birbirimize benziyorduk, fakat yansımalarımız farklıydı […] o, herhalde benim fazla mutlak olarak tasarlanmış ilk versiyonumdu” diye yazacaktı.[4]
Dalí’nin babası, sert ve otoriter karakterli bir noterdi. Annesi ise tam tersine sevecen ve anlayışlıydı, ve oğlunun resim konusundaki çabalarına destek veriyordu.[5] Dalí üç yaşındayken kızkardeşi Ana María doğdu. Evin tek erkek çocuğu olarak, annesi, kızkardeşi, teyzesi, anneannesi ve bakıcısından sürekli ilgi gören Dalí, küçük yaşlarından itibaren şımarık ve kaprisli bir karakter sergilemeye başladı.[2]
1914′te annesinin desteğiyle özel bir resim okuluna yazılan Dalí, 1919′da Figueres Belediye Tiyatrosu’nda ilk sergisini açtı. Şubat 1921′de ise çok sevdiği annesini meme kanserinden kaybetti. Annesinin ölümü hakkında “hayatımda aldığım en büyük darbeydi. Ona tapardım […] Ruhumun kaçınılmaz kusurlarını görünmez kılabilmesine hep güvendiğim bir varlığın kaybını kabullenemiyordum” diye yazacaktı.[4] Dalí’nin babası, karısının ölümünden kısa süre sonra baldızıyla evlendi.
Madrid, Paris ve ABD :1922′de Madrid’e taşınan ve buradaki San Fernando Güzel Sanatlar Okulu’na yazılan Dalí, ilk eserlerinde kübizm ve dadaizm etkileri gösterdi. Fransa ve İsviçre kökenli olan bu yeni akımlar, o sıralar Madrid’de pek yaygın değildi, ve Dalí’nin eserleri kısa sürede ilgi çekmeye başladı. Dalí, Madrid’de geçirdiği yıllarda, kendisi gibi avangart sanata meraklı olan film yapımcısı Luis Buñuel ve şair Federico García Lorca ile yakın arkadaş oldu. 1923′te disiplinsizlik yüzünden geçici olarak okuldan uzaklaştırılan Dalí, aynı yıl Girona’da anarşist gösterilere katıldığı için tutuklandı ve bir süre gözaltında tutuldu.[6] 1925′te okula geri döndü, ve Barcelona’da ilk kişisel sergisini açtı. Resimleri eleştirmenler tarafından ilgi ve şaşkınlıkla karşılandı.
Belleğin Azmi, 1931Dalí 1926′da Paris’e gitti ve büyük saygı duyduğu Pablo Picasso ile tanıştı. Sonraki birkaç yıl boyunca, Dalí’nin eserlerinde Picasso etkisi ağır basacaktı. Paris gezisinden döndükten kısa süre sonra okulundan temelli kovulan Dalí, çok geçmeden askere alındı. Ekim 1927′de askerlik hizmetini bitirdi ve Mart 1928′de sanat eleştirmenleri Lluís Montanyà ve Sebastià Gasch ile beraber, sanatta modernizmi ve fütürizmi savunan “Sanat Karşıtı Katalan Manifesto”yu yazdı.
1929′da arkadaşı Luis Buñuel ile beraber çektikleri Bir Endülüs Köpeği adlı avangart kısa film, sürrealist sanat çevrelerinde ikiliye büyük şöhret kazandırdı. Aynı yıl ikinci kez Paris’e giden Dalí, burada ressam Joan Miró aracılığıyla sürrealist akımın öncüleri André Breton ve Paul Éluard ile tanıştı. Éluard’ın karısı Gala (asıl ismi Helena İvanovna Diakonova), tanıştıkları andan itibaren Dalí’nin ilgisini çekti, ve 1929 yazında Dalí ile Gala arasında, sonradan evliliğe dönüşecek olan tutkulu bir ilişki başladı.
1931 yılında Dalí, en meşhur eseri olan Belleğin Azmi,ni yaptı. Yumuşak Saatler ya da Eriyen Saatler olarak da bilinen eserde, geniş bir kumsal manzarası önünde eriyen cep saatleri resmedilmiştir. Eser genel olarak, katı ve değişmez zaman kavramına karşı bir protesto olarak yorumlanır.[7] Dalí sonradan bu resmin ilhamını, sıcak Ağustos güneşi altında erimekte olan bir Camembert peynirinden aldığını yazacaktı.[4]
Haşlanmış Fasulyeli Yumuşak Yapı (İç Savaş Öngörüsü), 19361929′dan beri beraber yaşayan Dalí ve Gala, 1934′te bir devlet nikâhıyla evlendiler. (1958′de bir Katolik düğünüyle nikâh tazeleyeceklerdi.) Aynı yıl New York’da bir sergi açan Dalí, ABD’de büyük sansasyon yarattı ve büyük üne kavuştu. 1936′da Londra Uluslararası Sürrealist Sergisi’nde bir konuşma yapması istenince, sahneye eski tip hantal bir dalgıç tulumu içinde çıktı. Tulumun beline mücevher işlemeli bir kama takmıştı; bir elinde bir bilardo ıstakası tutuyor, diğer eliyle de bir çift kurtköpeğini çekiştiriyordu.[8] Konuşma sırasında nefes almakta zorluk çekince, dalgıç kıyafetinin başlığı çıkarıldı.
Dalí 1937′de Hollywood’a giderek zamanın meşhur komedyenleri Marx kardeşler ile tanıştı, ve onlar için bir film senaryosu yazdı.[6] 1938 yazında ise Londra’da, hayranı olduğu Sigmund Freud ile tanıştı ve ünlü psikoloğun birkaç portresini yaptı. Tüm sürrealistler gibi Dalí de bilinçaltının dışavurumuyla ilgileniyor, ve Freud’un bilinçaltı konusundaki yazılarını ilgiyle takip ediyordu.
1936′da başlayan ve tüm İspanya’yı kaosa sürükleyen İspanya İç Savaşı, 1939′da General Francisco Franco’nun galibiyetiyle sona erince, Dalí yeni kurulan faşist rejimi desteklediğini açıkladı.[9] Bunun üzerine, çoğunluğu Marksist olan, ve Dalí’nin abartılı dikkat çekme çabalarından zaten hoşlanmayan sürrealistler, Dalí’ye açıkça sırtlarını döndüler. Sürrealist grubun önderi Breton, Salvador Dalí’nin isminden iğneleyici bir anagram çıkardı: Avida Dollars (Dolar Heveslisi). Dalí ise cevap vermekte gecikmedi: “Le surréalisme, c’est moi!” (Sürrealizm benim!)[6] Sürrealistler ve Dalí arasındaki çekişme, Dalí ölene kadar devam edecekti.
1940′da Dalí ve Gala, tüm Avrupa’yı etkisi altına almaya başlayan II. Dünya Savaşı’ndan kaçarak ABD’ye yerleştiler. Burada dokuz yıl kalacaklardı. 1942 yılında Dalí, Salvador Dalí’nin Gizli Hayatı isimli otobiyografisini yayımladı. 1945-46 yıllarında, Walt Disney ile beraber Destino, Alfred Hitchcock ile beraber Spellbound filmlerinin yapımında çalıştı. 1947′de sürrealist bir Picasso portresi yaptı.
Katalonya’ya dönüş�
Çarmıha Gerilme (Corpus Hypercubicus), 19541949′da Dalí, karısıyla beraber Avrupa’ya döndü ve memleketi Katalonya’ya yerleşti. Hayatının sonuna kadar burada kalacaktı. Faşist Franco rejimiyle yönetilen İspanya’ya yerleşmesi, bir kez daha sol görüşlü sanatçı ve aydınların tepkisini çekti.[9]
Dalí 1951′de Katolisizm’in ve modern bilimin bazı kavramlarını sentezlediği Mistik Manifesto,yu yayımladı. II. Dünya Savaşı sonrası eserlerinde, Katolik temalar ve DNA, hiperküp (dört boyutlu küp) ve atomik çözünme gibi modern bilim kavramları öne çıkacaktı. Hiroşima’da patlayan atom bombasının gücünden çok etkilenmiş olan Dalí, hayatının bu dönemine “nükleer mistisizm” adını veriyordu. Yine bu dönemde Dalí, tuvale boya sıçratma, hologramlar, optik yanılgılar ve stereoskopi gibi pek çok değişik teknikle denemeler yaptı.
1960′da Figueres belediye başkanı, yıllar önce Dalí’nin ilk sergisine ev sahipliği yapmış ve iç savaşta zarar görmüş olan Belediye Tiyatrosu’nu “Dalí Tiyatrosu ve Müzesi” adıyla restore etmeye karar verdi. Dalí, 1974′e kadar müzenin inşaatı ve dekorasyonuyla bizzat ilgilendi ve bu projeye çok emek ve zaman harcadı. Müze 1974′te açıldıysa da, Dalí 1980′lerin ortasına kadar ufak eklemeler ve değişiklikler yapmaya devam etti.
10 Haziran 1982′de Dalí’nin çok sevdiği karısı, menajeri, modeli ve ilham perisi Gala hayatını kaybetti. Gala’nın ölümünden sonra yaşama isteğini kaybeden Dalí, karısının öldüğü ve gömüldüğü Púbol Kalesi’ne yerleşti ve münzevi bir hayat sürmeye başladı. Temmuz 1982′de İspanya Kralı Juan Carlos, Dalí’yi Púbol Markisi ilan etti. Dalí ise bu jeste karşılık olarak, krala Avrupa’nın Başı adlı çizimini hediye etti. 1983′te Púbol Kalesi’nde yaptığı Serçenin Kuyruğu adlı tablo, Dalí’nin son eseri olacaktı. Ağustos 1984′te Dalí, kaledeki yatak odasında bilinmeyen bir sebepten çıkan yangında bacağından yaralandı.[10] Bu olaydan kısa süre sonra Figueres’e döndü ve Salvador Dalí Tiyatro ve Müzesi’nde yaşamaya başladı.
Dalí, 23 Ocak 1989′da kalp yetmezliğinden öldü ve Figueres’te kendi adını taşıyan müzenin mahzenine gömüldü.
Eserleri :Dalí hayatı boyunca, 1500′den fazla resim ve onlarca heykelin yanı sıra, çeşitli taş baskı eserler, kitap illüstrasyonları, tiyatro dekorları ve kostümleri üretmiştir. Ayrıca, Man Ray, Brassaï, Cecil Beaton ve Philippe Halsman gibi fotoğraf sanatçılarıyla ve Elsa Schiaparelli, Christian Dior gibi moda tasarımcılarıyla beraber çalışmıştır.
Bugün Dalí’nin eserlerinin büyük çoğunluğu, Figueres’deki Dalí Tiyatro ve Müzesi’nde bulunur. Florida’nın St. Petersburg kentindeki Salvador Dalí Müzesi, Madrid’deki Reina Sofia Müzesi ve Los Angeles’daki Salvador Dalí Galerisi de sanatçının yüzlerce eserini barındırır.
Dalí’nin 1965′te New York’daki Rikers Island Hapishanesi’ne bağışladığı çarmıha gerilmiş İsa resmi, 1981′e kadar hapishanenin yemekhanesinde asılı durduktan sonra buradan alınarak hapishanenin lobisine asılmış, 2003′te ise kimliği belirsiz kişilerce lobiden çalınmıştır.[11]
Kaynakça :İngilizce Wikipedia’daki 15 Ağustos 2007 tarihli Salvador Dalí maddesi ve kaynakları:
^ Ian Gibson (1997). The Shameful Life of Salvador Dali. W. W. Norton & Company.
^ a b Stephen Francis Saladyga (2006). “The Mindset of Salvador Dalí”. Lamplighter 1:3.
^ Meredith Etherington-Smith (1992). The Persistence of Memory. New York: Random House.
^ a b c Salvador Dali (1948). The Secret Life of Salvador Dali. W. W. Norton & Company.
^ Carlos Rojas (1993). Salvador Dalí, Or the Art of Spitting on Your Mother’s Portrait. Penn State Press.
^ a b c Salvador Dali (Olga’s Gallery) (İngilizce dilinde). 14 Ağustos 2007 tarihinde erişildi.
^ Clocking in with Salvador Dalí: Salvador Dalí’s Melting Watches (İngilizce dilinde). 14 Ağustos 2007 tarihinde erişildi.
^ (1936). “Marvelous & Fantastic”. Time XXVIII:24.
^ a b The Jackboot of Dada: Salvador Dali, Fascist (İngilizce dilinde). 14 Ağustos 2007 tarihinde erişildi.
^ The New York Times (1 Eylül 1984). Dalí Resting at Castle After Injury in Fire. (İngilizce dilinde). 15 Ağustos 2006 tarihinde erişildi.
^ Dali picture sprung from jail (İngilizce dilinde). 17 Ağustos 2007 tarihinde erişildi.
�
Picasso

ESERLERİ İÇİN TIKLAYINIZ.
Tam ismi Pablo Diego José Francisco de Paula Juan Nepomuceno María de los Remedios Cipriano de la Santísima Trinidad Clito Ruiz y Picasso
Doğumu 25 Ekim 1881
Málaga, İspanya
Ölümü 8 Nisan 1973
Mougins, Fransa
Milliyeti İspanyol
Alanı Resim, Heykel, Baskı, Seramik
Eğitimi Jose Ruíz y Blasco (babası)
Madrid Sanat Akademisi
Akımı Kübizm
Meşhur eserleri Avignonlu Kızlar (1907)
Guernica (1937)
Ağlayan Kadın (1937)
Picasso 25 Ekim 1881′ de malagaa, İspanya’da doğar. Babası bir resim öğretmenidir. Küçük Picasso’daki yetenek kısa sürede keşfedilir. Pablo Picasso, yazı yazmadan önce resim yapmayı öğrenir. 1895′te Barcelona Güzel Sanatlar Okulu’na girer. 1901′ den itibaren anne soyadı olan Picasso’yu kullanmaya başlar. Desenleri İspanyol bir dergi olan Juventut’ ta yayımlanır. çok yoksul bır aıle nın cocugu olan pıcasso çatanov tarafından hor gorülmüs’tur
1900′de ilk kez Paris’e gitti. Dönemin yenilikçi sanatçılarının yaşadığı Monmartre semtinde bir süre yoksulluk içinde yaşadı. Picasso yaklaşık 1901-04 arasındaki ilk dönem yapıtlarında sıradan insanların, sirk palyaçolarının, akrobatlarının resimlerini yaptı. Büyük kentlerdeki yaşam kadar, sirk yaşamı da ilgisini çekiyordu. Ne var ki, tablolarında bu yaşamın hüzünlü yanını yansıttı. Sanatçının bu dönemi ‘Mavi Dönem’ olarak tanımlanır.Dört çocuğu olmuştur.
Mavi Dönem
Mavi ve Gri gölgelerle renklendirdiği monokromatik tablolar yaptı. Bu eserlerini İspanya’dan esinlenerek Paris’te yaptı fakat satmakta zorluk çekti. Konuları genellikle hayat kadınları, dilenciler ve sarhoşlardı. Bu tablolarında en büyük etken arkadaşı Carlos Casagemas’ın intiharıydı. “Casagemas’ın ölümünü öğrendiğimde mavi tablolar yapmaya başladım” diyen Picasso, Cleveland Sana.
Pembe Dönem
Bu dönemde Picasso, Mavi Dönem’deki soğuk renklerin aksine neşeli portakal ve pembe renkleri kullandı. Bunun muhtemel nedeni ise o dönemde arkadaş olduğu Fernande Olivier ile olan ilişkisiydi. Bu dönemde de akrobatlar ve palyaçoları eserlerinde kullandı. Bu dönem, Mavi Dönem’in aksine Fransız etkisindeydi. Bu dönemin en ünlü eserleri Garçon a la pipe, Woman in chemise (Madeleine), Lady with a Fan, Two Youths, Harlequin Family, Harlequin’s Family With An Ape, La famille de saltimbanques, Boy with a dog, nude boy ve The girl with a goat’tur.
picasso, Georges Barque ile kübizmin temellerini atmış sayılmaktadır. 1907′den 1914′e kadar kübist olarak adlandırılan tarzda tablolar yapar. Kübist tabloların genel özelliği, geometri ve geometrik şekillerin kullanılmasıdır. Resmedilen nesneler geometrik formlar oluşturacak şekilde basitleştirilmiş yahut geometrik şekillere bölünmüştür. Kübizmin bir diğer özelliği de uzaydaki üç boyutlu bir cismi iki boyutlu yüzeye aktarma çabasıdır. Bu amaçla Picasso, şekilleri yanal yüzeylerine bölüştürüp her birini iki boyutlu yüzeyde göstermeye çalışır. Yine bu nedenden portrelerindeki insanların hem profili hem de önden görünüşü görülmektedir. Birinci Dünya Savaşı sırasında Picasso, Jean Cocteau ile beraber Roma’da kalır. Burada sahne dekoratörü olarak çalışırken dansçı Olga Kokhlova’yla tanışır. Picasso ikinci eşi olan Olga Kokhlova ve oğlunun birçok portresini yapmıştır. (Paul en Pierrot, 1925, Picasso Müzesi, Paris)
2000′li yılların başında ressam klasisizme geri döner: Trois Femmes à la fontaine (1921, Modern Sanat Müzesi, Paris). Ayrıca mitolojiden de esinlenir: les Flûtes de Pan (1923, Picasso Müzesi, Paris).
Picasso tanınan en üretken sanatçıdır. Guiness Rekorlar Kitabı’na göre, 1 resim, 10 baskı, 34 kitap resmi, ve 300 heykel ve birçok seramik ve çizim üretmiştir. 1973′de eserlerinin toplam değerinin 750 milyon dolar olabileceği tahmin edilmiştir.
Bir genelevdeki beş hayat kadınını gösteren ve Kübizm akımının en önemli örneklerinden biri olarak görülen ünlü eseri Avignonlu Kadınlar, Fransa’da 1907 yazında çizilmiştir.
En tanınmış eseri Alman ordularının Guernica kasabasını bombalamasını anlatan Guernica adlı eseridir. Resim 1937′de yapılmıştır. Bu resim şu anda Madrid’de Reina Sofía Müzesinde bulunmaktadır. Picasso, bir sergisi sırasında kendisine, “Bu resmi siz mi yaptınız” diye soran bir Alman generaline, “Hayır, siz yaptınız” cevabını vermiştir.